Sayfalar

2.Hafta

 


  

--- İsmail ŞAN hocamız geçen hafta teslim edilen ödeler hakkında olumlu olanlar vede ödevinde eksikleri olanlar hakkında bilgiler verdikten sonra derse başladı.

 Öğrendiklerim

--- Eğitim kelimesi hakkında bilgiler verildi.

--- Doğu kültürü ve batı kültürü hakkında bilgi verildi.

--- Bilgini doğduğu yer Bağdat olmaktan çıkıp batıya Amsterdam’a batıya doğru kaydığı.

--- İbn-i Rüşt ve Gazeli’nin çatışması sonucu aydınlanmanı başkentinin değiştiği.

--- Eğitim kelimesinin Eğmenden geldiği söylendi.

---Ego

    Süper ego

      İd

                Kelimeleri üzerinde duruldu. Anlamları içerdiği anlatıldı.  İnsanlarda bulunan ego, süper ego, id in neler yaptırdığı.

--- İd=Nefis=Şeytan

--- Hiçbir derviş nefsini öldürmeden hicazet almaz.

--- Ast üst ilişkisi olan mesleklerde yaratıcılık istemeyen id imizi çalışmamıza izin verilmeyen mesleklerdir.

--- Türkiye de yetişmeyen meslekler: Bilim İnsanı, filozof, Gen Mühendisliği…

--- Memur olmak şu anki gençlik için uzak bir amaçtır.

--- Memur olmak için on altı yılı okuyarak harcama yerine filozof olmak için harcasalardı, filozof sayımız artardı.

--- Kendini sahteleştirmek ne demek?

--- Okullardaki dersin pizza hamuruna benzetmek güzeldi. Pizzanın üstüne ne kadar malzeme koyarsak lezzet o kadar artar. Derste öyle işte olur ilginç vede zevkle dinlenir.

--- Nazım HİKMET'in şiirinde anlatılmak istenen gibi.

--- Yaşam için herkesin okuması gereken bir şiir.

 

YAŞAMAYA DAİR

 

1

Yaşamak şakaya gelmez,

büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın

                       bir sincap gibi mesela,

yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,

                       yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,

yani o derecede, öylesine ki,

mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,

yahut kocaman gözlüklerin,

                        beyaz gömleğinle bir laboratuvarda

                                    insanlar için ölebileceksin,

                        hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,

                        hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,

                        hem de en güzel en gerçek şeyin

                                      yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,

yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

           hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

           ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,

                                      yaşamak yanı ağır bastığından.

                                                                                     1947

2

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,

yani, beyaz masadan,

              bir daha kalkmamak ihtimali de var.

Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini

biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,

hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,

yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz

                                en son ajans haberlerini.

Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,

                               diyelim ki, cephedeyiz.

Daha orda ilk hücumda, daha o gün

                           yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.

Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,

                        fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz

                        belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki hapisteyiz,

yaşımız da elliye yakın,

daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.

Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,

insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla

                                    yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

Yani, nasıl ve nerede olursak olalım

          hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

                                                                      1948

3

Bu dünya soğuyacak,

yıldızların arasında bir yıldız,

                       hem de en ufacıklarından,

mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,

                       yani bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,

hatta bir buz yığını

yahut ölü bir bulut gibi de değil,

boş bir ceviz gibi yuvarlanacak

                       zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,

duyulacak mahzunluğu şimdiden.

Böylesine sevilecek bu dünya

"Yaşadım" diyebilmen için...

                                     Nazım HİKMET

 

--- İnsan kendi yaşamını kendi için yaşarsa yaşanmış sayar.

--- Eğitimin amacı insanların iyi yaşaması mı? Yoksa doğru yaşamak mı?

--- İyi yaşam kalabalığa uygun yaşamdır.

--- Doğru yaşam ise insanı filozof olmak gibi imkânlar sağlar.

--- Hiçbir çocuk asker doğmaz, işçi doğmaz. Ne zamanki biz onlara eğitim verirsek o zaman onlar yöneltme yaparız.

--- Socrative prg hakkında bilgi verildi. Kısaca kullanımı hakkında bilgi verildi.

 

--- Ebru hocamın bölge atleti olduğu

--- Eğitimi geleneklere göre yaparsak çıkan ürünlerden bu toplumun bıktığı.

--- Finalde ki sınav notu hakkında bilgi verildi.

--- Blogger den blog sayfası yapma hakkında bilgiler verildi. Yeni konumuzun bu olduğu anlatıldı.

 

İlginç Gelenler:

---Muhafazakar = Konserve benzer içeri hiçbir şey giremez .

---Taraf tutma taraftarı değilim.

--- Değişime kapalı olan kişi etrafına ördüğü duvarlar gün olur değişim rüzgârına engel olamaz ve yıkılır.

--- İnsanla ikiye ayrılır

1-      Değişime duvar çekenler

2-      Değişim rüzgârını görüp yel değirmeni kuranlar

 

--- Ebru hocamın bölge atleti olduğu

--- Eğitimi geleneklere göre yaparsak çıkan ürünlerden bu toplumun bıktığı.

  

Katıldıklarım: 

--- Eğitim kelimesinin Eğmenden geldiği söylendi.

---Ego

    Süper ego

      İd

                Kelimeleri üzerinde duruldu. Anlamları içerdiği anlatıldı.  İnsanlarda bulunan ego, süper ego, id in neler yaptırdığı.

--- İd=Nefis=Şeytan

--- Hiçbir derviş nefsini öldürmeden hicazet almaz.

--- Ast üst ilişkisi olan mesleklerde yaratıcılık istemeyen id imizi çalışmamıza izin verilmeyen mesleklerdir.

--- Türkiye de yetişmeyen meslekler: Bilim İnsanı, filozof, Gen Mühendisliği…

--- Memur olmak şu anki gençlik için uzak bir amaçtır.

--- Memur olmak için on altı yılı okuyarak harcama yerine filozof olmak için harcasalardı, filozof

sayımız artardı.

--- Nazım HİKMETİN şiirine katılıyorum.

Katılmadıklarım:

Bu derste tüm konuşulan konular katıldım…

 






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hakkımda

  15.02.1971 yılında Muş ilinde dünya gelmişim. Daha sonra ailemle beraber Malatya ya taşınmışız ilkokulu, ortaokulu, lise ve üniversiteyi M...